"Titiz bir hazırlıkla Yeşil Kart süreci su gibi akıp gidiyor"

A.Y., önce iltica başvurusunda bulundu. Süreç devam ederken evlendi ve Evlilik Yoluyla Yeşil Kart aldı. Başvurusunu Temmuz 2025’te yaptı, Ekim 2025’te kartını aldı. Kendi ifadesiyle süreç “su gibi akıp geçti” ama o suyun içinde kaygı, heyecan ve ciddi bir hazırlık vardı. Biz sorduk, A.Y. tüm samimiyetiyle yanıtladı.

İlk olarak iltica başvurusunda bulundunuz. O süreci nasıl yönettiniz?
Biliyor musunuz, ben Türkiye’deyken aslında sizinle çalışmaya karar vermiştim? Instagram story’lerinden Okan Bey’i buldum. ABD’ye gelme kararı aldıktan sonra YouTube’daki videolarını dinledim hep. Soru-cevaplarını takip ettim. Ağırlıklı olarak pandemi döneminde dinledim. Türkiye’deyken karar vermiştim açıkçası. İltica süreci çok prosedürlü oluyor. Dosyamı hazırlarken Okanlaw ile çalıştım ve tüm ekip bana epey yardımcı oldu. Bu nedenle iltica başvuru sürecim de sizlerle iyi geçti diyebilirim.

Peki en zor kısım neydi?

Herkes gibi oldukça kaygılıydım. Arada sizlerle konuştukça motive edici yaklaşım insanın içine su serpiyor açıkçası. Evlilik sürecinde desteği Can Bey’den aldım. O zaman zarfında bana çok yardımcı oldu. Bazen eşimle ben geriliyorduk tahmin edersiniz ki.

Evlilik demişken, yeşil kart süreciniz nasıl ilerledi?

Biz nisan ayında evlendik. Evlendikten sonra yaklaşık temmuz ayında yeşil kart için başvurduk. O süreçte baya heyecanlıydık, rüya falan görüyorduk. Tüm bunlar günlük yaşamı da etkiliyor, sizi strese sürüklüyor. O dönemde şekerim 600-700’lere çıktı. Kafamda ekstra düşüncelerim oldu. Ama sizinle konuştukça kendimi iyi hissettim hep. Temmuz 25’i gibi başvurduk, ekimde de kartı aldık.

Mülakatınızdan biraz bahsedebilir misiniz?

Avukatımızla pratik yapmıştık. Bize nasıl yaklaşmamız gerektiğiyle ilgili verdiği ipuçları bizi yönlendirmişti. Benim evliliğim gerçek. Ona rağmen mülakatımızda amatörce cevap veriyorduk. Avukat bu pratikte bizi çok yönlendirdi. Mülakattan sonra da çok motive olduk. Görüşmem çok kolay geçti. Bize tecrübeli bir memur denk geldi. Ad-soyad, doğum tarihim ve güvenlik soruları dışında hiçbir şey sormadı. Evliliği kim anlatmak ister dedi, eşim kendisi anlatmak isteyince o anlattı. Hawaii’ye balayına gitmiştik, onun fotoğraflarını görmek istedi. Onları paylaştık. Hawaii’deki yiyeceklerden konu açıldı, yemeklerini yediniz mi diye sordu. Onun dışında kişisel hiçbir soru yöneltmedi. Sanıyorum daha önce araştırmışlar, evraklarımıza da bakmışlar. Okanlaw ile hazırladığımız evrak listesi gayet yeterli olmuş. Aslında su gibi akıp geçti süreç. Memur görüşmenin sonunda evliliğinizin gerçek olduğunu düşünüyorum diye belirtti. 

Sorulan sorular beklentinizle örtüştü mü?

Görüşme beklentimin çok çok üstünde gitti. Ben o kadar iyi geçeceğini beklemiyordum. Sorulacak sorular beni tedirgin ediyordu. Yatağın neresinde yatıyorsunuz, doğum tarihleri, kız kardeşlerin adları. Bunları ya karıştırırsam diye tedirgindim. Ben kendim evliliğimin gerçekliğinden ne kadar emin olsam da gerçek olan bir şeyi ispatlamaya çalışmak tedirgin ediciydi.

Evrak listesini gördüğünüzde ne düşündünüz?

Gözüme çok fazla geldi ama burası Amerika. Birçok insana yalancıymış gözüyle bakıyorlar. Biliyorsunuz sahte evlilikler de oluyor. Biraz haklı buldum o yüzden evrak listesini. Sizin de işi garantiye almak istediğinizi gördüm o noktada. Diğer avukatlarla falan hiç görüşmedim. Türkiye’den gelirken her şey kafamda netti. Okan Bey’le de ilk başta telefonla görüşmüştüm. Kendisi varsayımlar üzerine çalışmak istemiyor ve onu belli de ediyor. Onun işi nasıl bildiğini anladığım noktada bu bana çok iyi geldi, motive oldum.

Biraz işin magazin kısmına değinsek… Eşinizle nasıl tanıştınız?

Facebook Dating’ten tanıştık. 2-3 defa yazdım kendisine. Bana hiç cevap vermedi, yine yazayım cevaplamazsa silerim demiştim. Sonra ben yazdım, tam içimden bunları geçirirken bana ses kaydı attı. Epeyce konuştuk. Konu yeme içmeye gelince Türk kahvesini bahane ederek buluştuk. İlkokula giderken bizim folklör dansları oluyor ya, Milwaukee’de bizim danslarımızı öğrenmiş. Tesadüf mü yoksa kader mi, siz cevap verin.

Facebook üzerinden tanışmanız başvurunuzda bir dezavantaj gibi hissettirdi mi?

Hiç öyle hissetmedim. Çünkü ABD’de gerçek ilişki arayanlar Facebook Dating’i çok kullanıyor. Hiç kötü veya olumsuz hissetmedim orada.

Dosyanızda “İyi ki bunu eklemişiz” dediğiniz bir belge var mı?

Bence balayı fotoğrafları. Bu deneyimi paylaşmak yeşil kart görüşmesinde çok önemliydi. Çünkü bu ilişkinin de gerçekliğini gösteriyor. Mülakat esnasında hep balayı üzerine konuştuk.

Süreçte yaşadığınız, size tuhaf gelen bir durum oldu mu?

Göçmenlik ofisinden bizim evi izlemişler. Ben eve giriyor muyum çıkıyor muyum diye bakmışlar. Eşim fark edip söyledi. Bizim evimize hiç gelmediler. Dışarıdan kontrol ettiklerini anlamış eşim. Görüşmedeki imalardan sosyal medyaları da kontrol ettiklerini anladım ben. Memur konuşurken Facebook’ta ikinizin de mi profil resminiz birlikte, diye sordu. Oradan anladık. Bence yeşil karta başvuranlar sosyal medyada da bol bol fotoğraf paylaşsınlar.

Bugün başvuru yapacak olsanız neyi farklı yapardınız?

Aslında ben hemen hemen her şeyi yaptım diye düşünüyorum. Biraz hızlı evlendik. Öncesinde tatile de gittik birbirimizi daha iyi tanımak için. Hızlı evlendik, çünkü gelecek yaz birlikte Türkiye’ye de gitmek istiyorduk. O yüzden bir an önce evlenelim, süreç gerçek olsun istedik. Türkiye’de de düğün yapmak istiyoruz.

Sizin durumunuza benzeyen çiftlere tavsiyeleriniz neler?

Tavsiyem şu olur: balayına gitsinler. Mülakatta bu deneyimi paylaşmak faydalı oluyor. Partnerlerinin çocuğu varsa onunla vakit geçirsinler, onu tanısınlar. Bu süreçleri önemsemeleri gerektiğini düşünüyorum. Her şeyden önce aile olsunlar. Evlilik öncesi tatile gitsinler. Bu, iki kişinin birbirini tanıması ve fotoğraflar çekerek anı biriktirmek için çok önemli. Gerçek bir evliliğiniz varsa, doğru rehberlik ve titiz hazırlıkla süreç su gibi akıp geçecektir.