Okanlaw Green Card ve Vatandaşlık Yöneticisi Can K. ile Röportaj
Röportaj: Okan Şengün
24 Aralık, 2025
Evliliğe dayalı Green Card sürecindeki hızlanmayı ele aldığımız röportajın devamında, bu kez mülakat aşamasının kritik detaylarına odaklanıyoruz. Okanlaw Green Card ve Vatandaşlık Yöneticisi Can K., USCIS mülakatlarında en sık karşılaşılan riskleri ve doğru hazırlığın önemini değerlendiriyor.
Süreç Hızlandı, Mülakatlar Daha Kritik Hale Geldi
Okan Şengün: Marriage-based Green Card mülakatlarında USCIS memurları en çok hangi konularda şüphe duyuyor?
Can K.: En sık karşılaşılan risklerin başında, başvuru dosyasındaki tutarsızlıklar geliyor. Özellikle önceki göçmenlik başvurularında verilen bilgilerle Green Card başvurusunda sunulan beyanlar arasında çelişki olması, süreci doğrudan riske sokabiliyor. Mülakat sırasında çiftlerin birbirlerinin günlük yaşamına dair temel sorulara uyumsuz veya alakasız cevaplar vermesi de memurların dikkatini çekiyor. “Eşinizin günlük rutini nedir?” gibi basit sorularda büyük farklılıklar olması, ilişkinin gerçekliğini sorgulatabiliyor.
Okan Şengün: Mülakat sırasında eşlerin verdiği cevaplarda bir tutarsızlık olursa memur bunları nasıl değerlendiriyor?
Can K.: Bu tamamen tutarsızlığın hangi konularda yaşandığına bağlı. USCIS memurları cevapları tek tek değil, dosyanın ve anlatının bütününe bakarak değerlendirir. Küçük detaylardaki farklar çoğu zaman doğal karşılanır. Ancak ilişkinin temel unsurlarına dair, açıklanamayan ve belgelerle desteklenmeyen çelişkiler varsa, bu durum olumsuz bir izlenim yaratabilir. Kültürel farklılıklar veya hafızaya bağlı küçük karışıklıklar ise genellikle sorun olarak görülmez.
Sosyal Medya, Ortak Fotoğraflar ve Görünürlük Meselesi
Okan Şengün: Çiftlerin farklı şehirlerde ya da ayrı evlerde yaşaması mülakatta şüphe yaratır mı?
Can K.: Her zaman değil. Eğer bu durumu açıklayan gerçek ve mantıklı bir hikâye varsa ve bu hikâye belgelerle desteklenebiliyorsa, USCIS bunu anlayışla karşılayabiliyor. Özellikle iş veya eğitim nedeniyle ayrı şehirlerde yaşamak oldukça yaygın. Burada önemli olan, çiftin gelecek planlarının birlikte bir yaşam üzerine kurulu olması ve bunu destekleyen seyahat kayıtları, ziyaretler ve ortak planların dosyada yer alması. Örneğin çiftlerin farklı adresleri olsa da, sık sık birbirlerini ziyaret ettiklerini gösteren otobüs, uçak biletlerinin olması, tatillerde bir araya geldiklerini kanıtlamaları önemli.
Okan Şengün: Ortak fotoğrafların az olması ya da sosyal medyada görünür olmamak bir sorun mu?
Can K.: Bazı dosyalarda bu durum sorgulanabilir; ancak her dosya kendi bağlamında değerlendirilir. Özellikle LGBTQ+ çiftlerde, sosyal medya görünürlüğünün düşük olması tek başına olumsuz bir kriter değildir. Aile baskısı, güvenlik veya mahremiyet kaygıları, sosyal medya kullanımının kısıtlı olması gibi nedenler makul kabul edilebilir. Önemli olan, ilişkinin gerçekliğinin başka kanıtlarla ortaya konulabilmesidir.
Okan Şengün: Ortak banka hesabı veya kira sözleşmesi olmaması başvuruyu ne kadar etkiler?
Can K.: Bu durum belgelerin eksikliği her zaman sorun anlamına gelmez. Özellikle yeni evliliklerde, finansal birleşikliğin henüz oluşmamış olması anlaşılabilir bir durumdur. USCIS açısından esas olan, çiftin fiilen birlikte yaşadığının ve ortak bir hayat sürdürdüğünün makul belgelerle gösterilmesidir. Aynı adrese gelen resmi postalar, faturalar veya banka yazışmaları bu noktada yeterli olabilir.
Okan Şengün: Mülakatta ezberlenmiş cevaplar memurlar tarafından gerçekten fark ediliyor mu?
Can K.: Evet, oldukça net bir şekilde fark ediliyor. Memurlar ezberi tek bir cümleden değil, cevapların veriliş biçiminden anlıyor. Sorulara aşırı hızlı ve duraksamadan cevap vermek ya da birebir aynı ifadeleri kullanmak yapay bir izlenim yaratabiliyor. Biz her zaman şunu söylüyoruz: Ezberden kaçının, gerçeği kendi kelimelerinizle anlatın. Bilmiyorsanız söylemek de son derece doğal.
Okan Şengün: İlişkinin çok hızlı ilerlemesi ve kısa sürede evlilik kararı alınması otomatik olarak red flag sayılır mı?
Can K.: Hayır, otomatik bir red flag değildir. Belirleyici olan hız değil, ilişkinin mantıklı, tutarlı ve belgelerle desteklenebilir olmasıdır. Memurlar bu noktada ilişkinin nasıl geliştiğine, evlilik kararının neden ve nasıl alındığına bakar. Hızlı ilerleyen ilişkilerde, iletişim geçmişi ve birlikte geçirilen zamanın iyi belgelenmesi süreci güçlendirir.
Evliliğe dayalı Green Card mülakatlarında başarı, “doğru cevabı” bilmekten çok, gerçek hikâyeyi tutarlı ve doğal bir şekilde anlatabilmekten geçiyor. Süreç hızlansa da, hazırlığın önemi değişmiyor.
Yazı dizimizin devamında mülakat öncesinde çiftlerin mutlaka hazırlaması gereken en kritik beş belge türüne ve farklı bilgilere değineceğiz. Takipte kalın.